tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2013 Çarşamba

Taş Boyama


Bu seneki tatilimizi de Armutlu'da geçiriyoruz annemlerle. Ramazan dolayısıyla denize de giremediğimizden farklı bir etkinlik yapalım dedik. Deniz kenarındaki çayırlıklarda taş boyama yaptık teyzemizle beraber. Güzel de oldular. 

Aşağıdakileri de teyzemiz yaptı:

 
Bu da çalışma esnadındaki fotoğrafımız:


5 Mart 2011 Cumartesi

Kartepe'de Kar Keyfi

Bu sene kar yağmasını sabırsızlıkla bekledik. Yavru kuşumla şöyle bir güzel kar topu oynayamadık şimdiye kadar. Mevsimler eskisi gibi değil maalesef. Dünyanın dengesi bozulmaya başladı sanki. Küresel ısınma da kendisini yavaş yavaş göstermeye başlayınca bizim kardan adam yapma hayallerimiz suya düştü. Gülsima da kardan adamları ancak kitaplardan görür oldu. Kış mevsimini ve özellikle de karı çok seven biri olarak minik kuşumu bundan mahrum emek istemiyordum. Bu sebeple bu hafta sonu günü birlik Kartepe’ye gidelim dedik babamız ve amcamızla birlikte. Amcası taa yukarı kadar taşıdı sevgili yeğenini. Ve birlikte kaydılar. Aşağıdaki ilk resim amcamızla diğeri de babamızla:








Hava biraz sisliydi ama en azından kızak kayma ve kartopu oynama zevkini yaşadı yavrucuğum. Biz de kayak kayma zevkini yaşadık:) Gülsima da babasının kucağında kayak kaydı az da olsa ve telesiyeje bindi. O anı fotoğraflayamadık maalesef.

Yağmurun ardından dinlendiğimiz yerde de çok sevdiği şu tekerlemeyi söyledi:

Ellerim tombik tombik, kirlenince ne komik.
Kirli eller sevilmez, güzelliği görülmez.
Saçlarım bakım ister, hele dişler hele dişler,
Uzamasın tırnaklar, kirlenmesin kulaklar.
Bize pis derler pis derler, bize pis derler pis derler.

16 Ağustos 2010 Pazartesi

Karsız Kartepe



Kışın babamız Kartepe'de ilk kayak deneyimini yaşamış ve çok beğenmişti. Bu sene de yazın çok sıcak günlerini yaşarken oranın serinliğinden faydalanmak istedik. Bir fırsat bulup teyzoşumuzu da alarak Kartepe'ye iki günlüğüne gidelim dedik. Kısa ama çok güzel ve serin bir tatildi. Gökyüzüne yakın, ormanın arasında sakin ve sisli bir tatil geçirdik. Gülsima da çok eğlendi.


Gündüz yeşilliklerin arasında dolaştı, gece de havuz keyfi yaptı:)


İşte burada etrafı incelerken






Burada da mızmızlanırken..



Sonradan "kızım bu resimde neden ağlıyordun?" diye sorduğumda "sen yanımda yoktun o yüzden" diyor muzipçe..


At ve sevimli yavrusu:



 Teleferikte metrelerce yükseklikteyiz:




Ve en son gün en şımarık haliyle Gülsima komik bir anı bıraktı oraya dair. Olay şöyleydi:


Garson abimiz her yemek vaktinde bizimkiyle ilgileniyor ve ona özel servis yapıyordu. Bizimki de şımarıyor tabiiki. En son gün son görüşmelerinde yanına gelerek bir şey sordu Gülsima'ya. Bizimki cevap vermek yerine şımarık ve çok tatlı bir şekilde  çok ama çok alakasız birşey söyledi: "Aaaannee benim astronotum yok değil miiii?"


Ben de bir alaka kuramadım. O sıralar kitabında astronot resimleri ilgisini çekiyordu ama o anda şımarıklık olsun diye söylemişti bunu. Ben de ne diyeceğimi şaşırdım:) Ve "Bu sıralar uzayla ilgileniyor da" dedim:) Teyzoşumuz Ayşenur gülmekten kırıldı o nasıl cevap diye:)

1 Ağustos 2010 Pazar

Minik Masallar

Armutlu'ya giderken kitap olarak Selma Halamızın hediye olarak aldığı Timaş Yayınları'nın Minik Masallar isimli sevimli küçük kitaplarını götürdük. Boyut olarak küçük ama içerisindeki masallarla resimlerin uyumu harika. Bir de her masalda farklı bir davranışı öne çıkarmış. Örneğin bir tanesinde düzenli olma, diğerinde çalışkan olma, meraklı olma, vs. konular içeriyor. Gülsima bu masalları hiç sıkılmadan dinledi. Bütün kahramanların ismini de öğrendi.


Okumanın yanında bir de oyun türettik kitaplardan. Baktım Gülsima kendi kendine kitapları dizmeye çalışıyor. Benim de aklıma domino taşlarından oynanan oyun geldi. Öncelikle kitapları aşağıdaki gibi ard arda dizdim. Gülsima'nın da eline bir çubuk verip baştakine dokunmasını istedim. Kitapların birbiri üzerine düşmesi çok hoşuna gitti:) Bir kaç sefer oynadık bu oyunu:)

27 Temmuz 2010 Salı

2010 Tatilimiz

Bu sene Temmuz ayında Armutlu'ya annemlerin devremülküne gittik. Çocuklar için gerçekten çok güzel bir yer. Her şey düşünülmüş. Deniz, havuz, oyun parkları, lunapark, vs. Gülsima'nın suyla oynamasını sevdiğini biliyorum ancak denize ya da havuza girmede tereddüt yaşar mı diye merak ediyordum. Geçen sene 1,5 yaşındayken babasıyla birlikte denize girmişti ama bu sene daha bilinçli olduğu için acaba korkar mı diye düşünüyordum. Öncelikle ona suyu sevdirmemiz gerekiyordu. Ve ona DİNO ismini koyduğumuz sevimli bir simit aldık:) Ve evdeki küvette suya alışma ve ayak çırpma çalışmaları yaptık.






Baktım ki minik kuşum suyu seviyor gerçekten. Denize ve havuza hazır hale geldi:)


Önce denize girdik. Geçen sene de girmişti çok hoşuna gitti. Kumlarla oynamak daha çok eğlendirdi ama:) (Ancak resim çekmeyi unuttuk maalesef)


Daha sonra havuza girelim dedik


ve...
hazırlandık..


Bone takmak çok hoşuna gitti. Hatta, "kızım takmasak mı acaba" dediğimde "Bonesiz havuza girilmez" demesin mi:) Şaşırdım kaldım valla:)





a


Çok eğlendi yavrucum. Hatta bir ara yanında yokken kendi başına kaydıraktan kayıp cumburlop suya düşmüş. Ama kafasının suya girmesinden çok keyif almış:)

Diğer günlerde de epey bir eğlendi yavrucum..
İşte güldüren aynalar:





Burada da gözlük ve şapkasıyla akşam sefası yapıyor:)


Vee apartmanın içinde asansörü çağır kızım dediğimizde "asansööör gel" derken:)


Velhasıl kelam, güzel bir tatil geçirdik:)

10 Temmuz 2009 Cuma

Dayımla Söylediğimiz Tekerleme


Dayımı çok seviyorum. Her zaman benimle oynuyor, beni parka götürüyor. Bu sene tatil için Armutlu'ya gittiğimizde de hep benimle ilgilendi. Yeni öğrendiğim şu tekerlemeyi birlikte söyledik onunla. Resmimizi de teyzem çekti. İşte tekerleme ve resimlerimiz:

Vuralım vuralım minik elleri,
Çevirelim çevirelim değirmenleri.
Yaşasın yaşasın minik çocuklar,
Her zaman her yerde mutlu olurlar.





LinkWithin

Related Posts with Thumbnails