doğumgünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğumgünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2013 Salı

Gülsima'nın annesine doğum günü sürprizi





Gülsimacım doğum günümün ne zaman olduğunu soruyordu ne zamandır. Yaklaşık iki hafta önce doğum günüme 15 gün kaldı dediğinde odasına kapandı ve benim girmemi istemedi. Benim için sürpriz birşeyler hazırladığını söyledi. Açıkçası ne hazırladığını merak ediyordum. Ve en sonunda doğum günü akşamı hediyelerini bana getirdi. Çok mutlu oldum:)

Bir kağıda bana "Anneciğim seni çok seviyorum" yazdırmıştı. O kağıdı süslemiş püslemil pamuk ve boyalarla. Kendisi de altına "CANIM BNM" yazmış. Kalp ve yıldızlar çizmiş. Başka bir kağıttan da bir hayvancık yapmış. Ben tavuğa benzettim kendisi ayı olduğunu söyledi:)

Ayrıca bir peçetenin dört ayrı yerine dört mevsim resmi çizmiş.


Bir tane de esmaul husna kitapçığı koymuş hediye paketine:) Ayrıca odasına giriş bileti hazırlamış ve turuncu boyasını koymuş.. Ve bir de deniz yıldızı:)



Nasıl da özenmiş canım yavrucum. Beni çok mutlu etti. Seni çok ama çok seviyorum yavru kuşum..


27 Şubat 2012 Pazartesi

Doğum günü, Tavşan Pasta ve yine Çitli Ev:)

Gülsima'nın 4. yaş doğumgününü de ailece kutladık. Tabii her zamanki gibi babanne ve anneanne tarafıyla halam, amcam ve babannem de vardı. Edanur da olunca her zamanki gibi çok mutlu oldu Gülsima. Bu seneki pastamızı evde yaptık. İnternette şekil olarak gördüğüm yapımı çok kolay, görüntüsü de çok güzel olan tavşan pastamızı yaptık Gülsimayla. Her gelene "sürpriiiiz" deyip buzdolabını açıp göstermesi görülmeye değerdi:)

Şimdilik sadece pastanın resmini koyabiliyorum. Gülsima'nın mutluluk resimleri makinemizde kaldı:)


Çitli evimizin resmini koymazsam olmaz. Babamız Gülsima'ya hediye olarak almış bu maket evi. "Senin yerine aldım" dedi. Tabii görünce bayıldım bu eve. Gülsima'nın pek dikkatini çekmedi açıkçası. Ama ben bu evi kendime alınmış olarak kabul ediyorum:)
İşte hayallerimdeki çitli ev:)


NOT: Çitli ev merakımı şu ve şu yazılarımda görebilirsiniz.

28 Şubat 2011 Pazartesi

Gülsimam 3 Yaşında




Hayatımın nuru, gülyüzlü minik yavrum.. Gülsimam benim..

Üç sene önce bugün hayatımızın en mutlu günüydü bizim için. İlk defa anne ve baba olma mutluluğunu yaşattın sen babana ve bana..


O günden itibaren hayatımızın anlamı ve yaşam kaynağımız sen oldun.. Mutluluğumuza mutluluk katıyorsun ikimize birden sarılıp “sizi çok seviyorum” derken..


Biz de seni çok seviyoruz. İyiki doğdun canım kızım..


...


Bu seneki doğum günümüzde de yavrumun sevdiği kişilerle biraraya geldik. Anne, baba, babanne,dedeler, anneanne, dayı, amca,teyze, Hacer hala, Selma hala ve Edanur.


Edanur gelene kadar kimseye yüz vermedi. Ama kapıda onu görünce sevincinden yerlere yattı:) Ve bütün gece hiç bıkmadan usanmadan oyun oynadılar Edanurla.




Öncelikle teyzesiyle birlikte pastasını almaya gittiler. Çok mutlu oldu pastayı görünce. Birlikte seçtik pastamızı da.. Pastasını kendi kesti ve Edanurla birlikte çatalladılar:)

İki sene önce burada bir yaşına girerken aynı sehpanın önünde masum masum etrafa bakınışı geldi aklıma. O zaman herşeyi Kaan yapmıştı Gülsima adına şimdi ise pastasını bile kendi kesebiliyor. Ne kadar da büyüdü yavrucum.



Hediye faslında da biraz şımarıklık yaptı ufaklık. Daha açmadan "ben bunları beğenmedim" demesin mi. Ama sonradan çok sevindi hediyelere. Eee bu kadar ilgiyi görünce çok normaldir yaptıkları:)

İşte hediyelerimiz:


Çeşit çeşit bebekler: Babasından, Hanife neneden, Hacer haladan, Yasin amcadan, Bünyamin amcadan..

Babasından lunapark (Gülsima'nın diliyle). Bal toplayan ayıcıklar:



Benim buradan aldığım çanta ev.. Küçüklüğümden beri iki katlı ev şekilleri çok hoşuma gitmiştir. Görünce de kızıma almak istedim. Ama kenarları iple bağlandığı için Güsima için pek pratik değil. Süs olarak daha güzel görünüyor:)




Edanur'dan gözlük şeklinde taç..Çok şık...



Vee.. Kıyafetlerimiz..
Anneanne, babanne, dayı, teyze, dedeler ve Selma haladan..










31 Aralık 2010 Cuma

Gülsima'nın Doğumgünü Hediyesi


Bugün yılın son günü ve benim için de özel bir gün. Gülsima bugün anneannesinde kalmıştı. Teyzesiyle benim için doğumgünü sürprizi hazırlamışlar. Öğlende onu aradığımda "sana karton hazırlıyoruz" dedi Gülsima. Teyzesi sürprizi bozmamak için elinden telefonu hızlıca alıp bir şekilde kapattı. Akşam eve geldiğimde benim için hazırladıkları sürpriz hediyeyi verdiler. Çok ama çok mutlu oldum:) "Canım anneme" yazılı bir kart hazırlayıp içerisine de babası, ben ve Gülsima'nın olduğu resmi koymuşlar.


Ayşenur teyzemizin hediye olarak aldığı şık yüzük
ve babamın aldığı kırmızı-pembe karanfiller beni çok duygulandırdı.

Teyzemize her şey için çok teşekkür ediyorum.

Canım kızım, canım kardeşim ve canım ailem iyiki varsınız. Sizi çok seviyorum.

28 Şubat 2010 Pazar

Gül Yüzlüm İki Yaşında

Herkese merhabalar,

Gülsimamız’a ait blog sayfasındaki yazıları bugüne kadar onun adına annesi olarak ben yazıyordum. Ama artık minik kızım konuşmaya başladığı için o kendini çok daha güzel ifade edebiliyor. Ama klavyeyle yazı yazması mümkün olmadığından dolayı yazılarımızı onun diliyle değil de anne olarak kendi dilimle yazacağım inşallah.

Bloğumuza yazı eklemeyeli uzun zaman oldu. Gülsimamız 2 yaşını doldurdu 28 Şubat 2010 tarihinde. Ona çok güzel bir doğumgünü hazırladık. En sevdiği kişileri davet ettik evimize. Babanne, anneanne, dedeler, amca, dayı ve teyze. Çok mutlu oldu minik kuşum. İşte o günden farklı resim kareleri:



Mustafa dedesi de torunu için çok güzel bir şiir yazmış her zamanki gibi. Sizinle de paylaşmak istiyorum:



GÜL YÜZLÜM İKİ YAŞINDA

İki yıl öncesi dün gibi hayalimde…
Yirmisekiz şubat ikibinsekiz günlerden perşembe,
Saatlerimiz gün sonuna doğru tık tık ilerlerken,
Heyecanla atan kalp atışlarımız da bu ritme uyuyor,
Ve bir zaman sonra…
Hastanede gül yüzlü bir bebek doğuyor.

Hoş geldin derken alıyoruz onu kucağımıza,
Birden sevgi ışıkları doluyor gönül odamıza,
O kadar nurani yüzlü o kadar sıcak ki kalbi,
Bakışlarıyla ışık saçıyor koca dünyamıza,

Küçük bebek sanki özlemiş bu fani dünyayı,
Minicik elleriyle hasretle kucaklayıverdi anayı,

Gülsima koydular gül yüzlü bu bebeğin adını
Rabbim herkese göstersin bu meleğin tadını,
Gül yüzlü bebek iki yaşında oldu şimdi yürüyor,
Yaramazlıklarıyla övünüp, çevresine gülüyor,

Gül kızımın goncasısın gülüsün sen,
Evlerimizin şakıyan bülbülüsün sen,
Dedesinin bir tanesi sümbülüsün sen,
Kem gözlerden Gül Yüzlümü koru Allahım.

Güzel kuşum, güzel torunum benim…
İki yaşını doldurduğun bu doğum gününde, Seni layıkı ile ifade etmeyi beceremesem de,
Senin için işte böyle iki satır yazmaya çalıştım…

Ancak gelirken doğum günü hediyesi olarak,
Sana güzel bir çiçek almak istedim....
Ama elim çiçek almaya varmadı bir türlü
Senden daha güzel çiçek yoktu çünkü….

Dedesinin minicik kuşu…
Bu doğum gününde gözlerinden öpüyor, bundan sonra da Yüce Rabbimden hayırlı ömürler diliyorum…
28/02/2010 – Mustafa DEDE



İşte sağda Mustafa dede, solda da Muhsin dede. İkisini de çok seviyor canım yavrum.Hepsinin yüzündeki mutluluk sevgilerini belli ediyor zaten.

28 Şubat 2009 Cumartesi

Artık 1 Yaşındayım

Doğumumdan bu yana 1 sene geçti ve ben artık bir yaşındayım. Bugün yani 28 Şubat 2009 tarihinde bir yaşımı doldurdum. Yaşımdan bir gün önce ilk defa “anne” kelimesini söyleyerek annemi çok mutlu ettim:) Anneannem bir gün önce rüyasında benim “anne” dediğimi daha sonra da “anneanne” dediğimi görmüş. Bir gün sonra da bize gelerek bu olaya şahit oldu.



Doğumgünüm vesilesiyle annem bana çok güzel bir pasta yaptırmış. Aşağıda da resmini gördüğünüz gibi “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” var pastanın üzerinde. Bir sürü kişi vardı bizde. Anneannem, Mustafa dedem, teyzem, babannem, Muhsin dedem, amcam. Annemin teyzeleri, dayıları, yengeleri, enişteleri, abiler, ablalar, çocuklar... anlayacağınız aralarında en küçükleri bendim. O kadar insanı görünce çok şaşırdım. Resimlerde de hep şaşkın çıkmışım. Pastamla bile Kaan ilgileniyor. Muhsin dedem bir ara benim kabiliyetlerimi anlatıyordu etrafındakilere. Sanırım çok hoşuna gidiyor benim yaptığım şeyler:)

 O gün annemi hiç üzmedim. Zaten benim çok sakin bir çocuk olduğumu söylüyor. Beni çok sevdiğini hissedebiliyorum. Bu arada bir sürü hediye getirdiler bana. Babamın aldığı uzun bacaklı bebek çok hoşuma gitti, ayağımda sallayarak uyutuyorum onu. Esra teyzemle Emrah abimin aldığı bebek de “arı vız vız” şarkısını söyleyerek oyun oynuyor. Çok güzel:) Amcam da kocaman pembe renkli bir ayıcık almış bana. Çok hoş, yumuşacık tüyleri var. Üzerine yastık gibi yatıp yuvarlanıyorum:) Ayrıca amcam şöyle bir not yazmış bana: "Bana amcalık duygusunu yaşatan küçük Gülsimam. Sen şu anda hiçbir şeyin farkında değilsin ama ben senin dünyaya gelişinden sonra etrafındaki insanlara yaşattığın mutluluğun farkındayım. Bu mutluluğu yaşayan birisi olarak sana çok teşekkür ederim. İyi ki varsın."


Bunlarla birlikte Fatih, Yasin ve Faruk amcalar da bana konuşan bir bebek almışlar. O da çok güzel. Onlar da şöyle bir not yazmışlar içine: "Yazacak birşey bulamadık. Biz ömrümüzde ilk kez hediye alıyoruz. Sevildiğini bil. Fatih-Faruk-Yasin Amcaların"

Teyzem de Shrek diye bir oyuncak almış bana. İlk başta birazcık korktum ondan ama sonra alıştım.

Ayrıca yine bir sürü kıyafetim oldu getirilen hediyelerle...


En ilginç hediye de Rukiye teyzemin getirdiği hediye oldu. Kendi el emeği göz nuru yaptığı kurdeleli havluyu benim çeyizim için getirmiş:) Hem çeyiz ne demek ben onu bilmiyorum ki...

Bu arada dişlerim çıktığı için diş buğdayı yaptılar bana. Anneannem buğday kaynatıp misafirlere dağıttı yemeleri için. Bu arada anlamadığım bir şey oldu. Annem beni masanın ortasına oturttu ve önüme bir tepsi koydu. İçinde kalem, Kur’an, makas ve bir de yüzük vardı. O sırada etrafımdaki herkes bana içinden birini almam için ısrar ediyorlardı. Bir taraftan da resim çekmeye çalışıyorlardı. Ben de tepsidekilere bakıp düşünmeye başladım hangisini alsam diye. En sonunda kararımı vererek makası aldım içlerinden ve babanneme verdim. Naciye teyzem “cerrah olacak” dedi. Hem o ne demek anlamadım ben. Diğerlerini seçseydim ne olacaktım acaba?




Mustafa dedem de gelen misafirlerimize güzel bir konuşma yaptı. Ayrıca içinde benim de adımın geçtiği bir şiir yazmış, onu okudu. Annem de benim ileride böyle güzel şiir ve yazılar yazmamı çok istiyor. Zaten dedeme benzersem güzel yazı yazabilir, babama benzersem de güzel resim yapabilirmişim. Annem öyle diyor:)

İşte dedemin şiiri:


MAZİYE BAKIP BUGÜNÜ YAŞAMAK

Geçen günlerimize baktığımızda,

Ne kadar güzel günler yaşamışız,

Nişan günü alyansı taktığımızda,

Hayatın güzelliğine ilk adımı atmışız.


Sevgi çekirdeğini ekmişiz gönlümüze,

Aşk pınarından sevda suyu taşımışız,

Posta ile gönderdiğimiz o mektuplara,

Geleceğe ait güzel hayaller yazmışız.


Bahar geldiğinde yuva yapan kuşlar gibi,

Bahar günü biz de bir yuva yapmışız,

İstikbale umutla bakan gönül bahçemize,

Mutluluk ağacı dikip sevgi ile sulamışız.


Zaman tünelinden geçerken ağacımızda,

Yapraklar yeşermiş sevgi çiçekleri açmış,

Gül bahçesini andıran küçük yuvamızda,

O güzel hayallerimizle başbaşa kalmışız.


Mutluluk rüzgârları eserken her yanımızda,

Bahçemizin çiçekleri çocuklarımız olmuş,

Aldığımız her nefes, attığımız her adımda,

Çocuklarımızla gülüp, onlarla ağlamışız.


Her daim şükretmişiz yüce Yaradan'a

Verdiği nimetler karşısında aciz kalmışız.

Şimdi bir çiçek daha açmış bu yuvamızda,

Gül sîmasına bakıp ona hayran kalmışız.




 



LinkWithin

Related Posts with Thumbnails